PKK (Kürdistan İşçi Partisi), 5-7 Mayıs 2025 tarihleri arasında gerçekleştirdiği 12. Olağanüstü Kongresi’nin sonuç bildirgesini açıkladı. Açıklamada, örgütün 1978 yılından bu yana sürdürdüğü silahlı mücadelenin sonlandırıldığı, örgütsel yapının ise feshedildiği duyuruldu. Bu tarihi kararın, “Barış ve Demokratik Toplum” süreci kapsamında alındığı ifade edildi.

Kongrenin, 27 Şubat’ta İmralı Cezaevi’nde bulunan Abdullah Öcalan’ın yaptığı “barış ve demokratik çözüm” çağrısına yanıt olarak toplandığı belirtildi. Öcalan’ın çağrısı temelinde hazırlanan kongre, PKK’nin mücadele tarihinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak nitelendirildi.

232 Delege Katıldı, Güvenlik Nedeniyle İki Ayrı Bölgede Yapıldı

PKK, kongrenin güvenlik gerekçeleriyle iki farklı bölgede eşzamanlı olarak ve toplam 232 delegenin katılımıyla gerçekleştirildiğini bildirdi. Bildirgede, kongrenin çatışmaların sürdüğü, hava ve kara operasyonlarının yoğunlaştığı bir dönemde güvenlikli şekilde tamamlandığı vurgulandı.

Kongre, “Önderlik, Şehitler, Gaziler, PKK’nin Örgütsel Varlığı ve Silahlı Mücadele Yöntemi ile Demokratik Toplum İnşası” başlıkları altında yürütüldü. Bu çerçevede alınan kararların, Kürt Özgürlük Hareketi için bir dönüm noktası oluşturduğu belirtildi.

“Tarihi Misyon Tamamlandı”

Bildirgede PKK’nin, Kürt halkı üzerindeki inkâr ve imha politikalarına karşı yürüttüğü silahlı mücadelenin, örgütün tarihsel misyonunu tamamladığı ifade edildi. “Bu temelde PKK 12. Kongresi, Önder Apo tarafından yürütülecek demokratik siyaset sürecine geçilmesine karar vermiştir. PKK adıyla yürütülen çalışmalar bu kararla birlikte sonlandırılmıştır” denildi.

Lozan ve 1924 Anayasasına Atıf

Kürt sorununun tarihsel kökenine de yer verilen bildirgede, Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasası’nın Kürt halkının inkâr edilmesinde temel rol oynadığı savunuldu. PKK’nin bu siyasete karşı doğduğu ve silahlı mücadelenin bu koşullarda meşru görüldüğü belirtildi. 1993’te Turgut Özal döneminde başlatılan diyalog arayışına atıf yapılırken, Öcalan’ın bu sürece ateşkesle yanıt verdiği, ancak devlet içindeki unsurlar tarafından sürecin sabote edildiği ifade edildi.

“Demokratik Çözüm İçin Yeni Dönem”

PKK, silahlı mücadeleye son verme kararının Kürt sorununa barışçıl ve demokratik çözüm çabalarının güçlenmesi adına önemli bir adım olduğuna vurgu yaptı. Bildirgede, bu sürecin Öcalan tarafından yönlendirileceği ve demokratik mücadeleyle sürdürüleceği ifade edildi.

Süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi başta olmak üzere, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, aydınlar ve kanaat önderlerine önemli sorumluluklar düştüğü belirtilerek, kalıcı barış için toplumsal katılım çağrısında bulunuldu.

“Kürt Halkı Demokratik Siyasete Sahip Çıkmalı”

Açıklamada Kürt halkına, kadınlara ve gençlere, barışçıl mücadelenin öncülüğünü yapma çağrısı yapılırken; öz örgütlenme, dil, kültür ve kimliğe sahip çıkma ve komünal yaşamın inşası gibi başlıklar öne çıkarıldı. Demokratik toplumun inşasında yerel örgütlenmenin ve seferberlik ruhunun önemine dikkat çekildi.

Kaytan ve Altun’a İthaf Edildi

  1. Kongre, PKK’nin kurucu kadrolarından Ali Haydar Kaytan (Fuat) ve yine uzun yıllar örgütte yer alan Rıza Altun’a ithaf edildi. Kaytan’a “Hakikat ve Kutsal Yaşam”, Altun’a ise “Özgürlük Yoldaşlığı” sembolleriyle atıfta bulunuldu. Bildirgede ayrıca, “Sırrı Süreyya Önder yoldaşın hayallerini gerçekleştirme” hedefi de dile getirildi.

Uluslararası Çağrı

PKK, bildirgesinde uluslararası güçlere de çağrıda bulunarak, Kürt halkına yönelik yüzyıllık “inkâr ve soykırım politikalarındaki sorumluluklarını” hatırlattı ve sürece yapıcı katkı sunmaları gerektiğini belirtti. Ayrıca küresel demokrasi hareketlerine, “Demokratik Modernite” kuramı çerçevesinde enternasyonal dayanışmayı büyütme çağrısı yapıldı.

PKK’nin bu açıklaması, 45 yılı aşkın süredir devam eden silahlı mücadelenin ardından örgütün ilk kez açık bir şekilde yapısal olarak sona erdiğini ilan ettiği bir belge olarak kayıtlara geçti. Bu sürecin nasıl şekilleneceği, Türkiye siyasetinin, kamuoyunun ve uluslararası çevrelerin yaklaşımıyla netleşecek.