Abdullah Öcalan, İmralı Cezaevi’nden kamuoyuna hitaben yaptığı açıklamada, Kürt sorununda yeni bir evreye girildiğini belirterek, demokratik siyaset ve toplumsal barışın inşası için kapsamlı bir yol haritası sundu. Öcalan, “Silahın değil, siyasetin ve toplumsal barışın gücüne inanıyorum. Ve sizi de bu ilkeyi hayata geçirmeye çağırıyorum” sözleriyle tarihi bir mesaj verdi.
Fırat Haber Ajansı (ANF) tarafından duyurulan çağrıda, Öcalan son gelişmeler ışığında Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin yeni bir safhaya geçtiğini ifade etti. PKK’nin “ulus devlet” merkezli mücadele anlayışının sona erdiğini ve yerini demokratik siyaset stratejisine bıraktığını vurgulayan Öcalan, bu geçişi “tarihi bir kazanım” olarak tanımladı.
“Kürdistan Devriminin Yolu’ndan Demokratik Toplum Manifestosu’na”
Öcalan, yaklaşık 50 yıllık mücadele tecrübesiyle hazırladığı yeni manifestonun yalnızca Kürt halkı için değil, bölge halkları ve dünya için de tarihsel nitelikte olduğunu belirtti. “Tarihi manifesto geleneğinin başarılı bir örneği” olarak tanımladığı bu belgeyle, mevcut sürecin teorik ve pratik çerçevesini sunduğunu ifade etti.
“Sadece Kürt tarihsel toplumu için değil, bölgesel ve küresel toplum için de tarihsel toplumsal bir içerik taşıdığına inanmaktayım. Demokratik Modernite Güçleri’ni yeni bir stratejik ve taktik evreye ulaştıracak niteliktedir.”
Silah Bırakma ve Demokratik Siyasete Geçiş Çağrısı
Açıklamasında silahların gönüllü olarak bırakılmasının önemine işaret eden Öcalan, bu sürecin şeffaf bir biçimde yürütülmesini önerdi. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında oluşturulacak kapsamlı bir komisyonun bu konuda önemli rol oynayabileceğini belirtti.
“Silah bırakma mekanizmasının kurulması süreci ileri taşıyacaktır. Yapılan silahlı mücadele aşamasından demokratik siyaset ve hukuk aşamasına gönüllüce geçiştir. Bu bir kayıp değil, tarihi bir kazanım olarak değerlendirilmelidir.”
PKK’nin 12. Kongresi’nde alınan fesih kararını olumlu ve tarihi bir yanıt olarak değerlendiren Öcalan, bu kararın uygulanabilirliği ve sürekliliği açısından siyaset alanında kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
“Varlık Tanındı, Silahlı Mücadelenin Miadı Doldu”
Öcalan’ın mesajında dikkat çeken en önemli vurgu, PKK’nin silahlı mücadele ve ayrı devlet hedefinden vazgeçtiğini açıkça ilan etmesidir. Bu noktayı şöyle ifade etti:
“Varlık inkarına dayalı ve ayrı devlet amaçlı PKK hareketi ve dayandığı ulusal kurtuluş savaş stratejisine son verilmiştir. Varlık tanınmış, dolayısıyla ana amaç gerçekleşmiştir. Miadını doldurma bu anlamdadır. Gerisi aşırı tekrar ve açmaz olarak değerlendirilmiştir.”
Öcalan, siyasetin boşluk tanımayacağını, bu nedenle oluşan boşluğun Demokratik Siyaset stratejisiyle ve bütüncül hukuk yaklaşımıyla doldurulması gerektiğini vurguladı.
DEM Parti’ye ve TBMM’ye Mesaj
Öcalan açıklamasında, DEM Parti’nin ve Meclis’teki diğer partilerin bu sürecin taşıyıcısı olması gerektiğini ifade etti. “Meclisin çatısı altında bulunan DEM, diğer partilerle birlikte bu sürecin başarıya ulaşması için üzerine düşeni yapacaktır” diyerek siyasi aktörlere doğrudan mesaj verdi.
Kişisel Özgürlük Vurgusu: “Benim Özgürlüğüm Toplumla Bağlantılıdır”
Abdullah Öcalan, kişisel özgürlüğüne dair de felsefi bir çerçeve sundu. Özgürlüğü hiçbir zaman bireysel bir sorun olarak görmediğini vurgulayan Öcalan, şu ifadeleri kullandı:
“Ben hiçbir zaman kendi özgürlüğümü bireysel bir sorun olarak görmedim. Felsefi olarak da kişi özgürlüğü toplumdan soyut olamaz. Birey özgürleştiği oranda toplum, toplum özgürleştiği oranda birey özgür olabilir.”
Tartışmaya Açık, Eleştiriye Açık Bir Süreç
Öcalan, açıklamasını umut ve kararlılık vurgusuyla sonlandırdı. Sürece dair her türlü katkıya açık olduğunu belirten Öcalan, demokratik modernite kuramı çerçevesinde yeni bir evreye geçilmesi gerektiğini ifade etti:
“Sürece yönelik her türlü eleştiri ve önerilerinizi, katkılarınızı dört gözle beklediğimi belirtmeliyim. Bu tartışmalar tüm ülke, bölge ve küresel düzeyde bizleri yeni bir stratejik evreye ulaştıracaktır.

